“Abimin doğum günü için bu resmi satın almak istiyorum, tüm param da bu kadar” der.

 

Ressam bir süre düşündükten sonra resmi paketler ve çocuğa satar.

 

Çocuk paketini alır ve teşekkür ederek çıkar.

 

Mağazada adamın arkadaşları da vardır ve şaşkın şaşkın sorarlar:

 

“Sen ne yaptın, o resmin değeri milyonlar ederdi.

 

Neden bu kadar düşük bir rakama sattın?”

 

Ressam cevap verir:

 

“Evet, ben bu resme milyonlarını verecek bir sürü insan bulabilirdim, ancak tüm servetini bu resme verecek kaç kişi bulabilirim?”

 

‘‘Günümüzde insanlar her şeyin fiyatını biliyor, fakat hiçbir şeyin değerini bilmiyorlar.’’

 

Oscar WILDE

 

Evet, günümüzde herkes her şeyin fiyatını biliyor ve paralarıyla satın alabilecekleri her şey için üzülebiliyorlar.

 

Tüm servetini çocuklarının en iyi şekilde eğitim almasına yatıran aileler tanıdım. En iyi yatırımın, bir çocuğun eğitimine yapılan yatırım olduğunu bilen aileler. İlk önce eğitimin fiyatından çok kalitesini soran, merak eden ve ölçen aileler…

 

Bu vatana kendileri gibi dürüst, eğitimli, “Değer” bilen evlatlar yetiştirdiler, Eğitimin pahalı olduğunu düşünüp, cehalet kaçınılmazlığını yaratan aileler tanıdım. En iyi yatırımlarını, evlere arabalara yaparken kayıp çocuklar yetiştiren aileler…

 

Küçük yaşta her istediklerini çocuklarına vererek onların ellerinden “Hayallerini Çalan” aileler…

 

Şimdi diyeceksiniz ki bunların dil eğitimi ile ne alakası var?

 

Var.

 

Evet, hem de çok var.

 

Bir ülke evlatları o ülkeyi önce kendilerini geliştirerek geliştirir. Ancak hayalleri ellerinden çalınmış bir gençlik eğitimi sevmez, çünkü zora gelemez, öğrenmek istemez…

 

Her işte olduğu gibi önce bir amacı olmalı insanın…

 

Ben öğretmekten önce, amaçlatırım ve hayal kurdururum…

 

 

 

 

Çünkü Walt Disney’in de dediği gibi;

 

 

“Eğer hayal edersen, yapabilirsin.”

 

Biz önce konuşabileceğimizi hayal ettik, sonra İngilizce konuştuk…

 

Hayatta,

 

“en çok şeye sahip olmak” değil,

 

“en az şeye ihtiyaç duymaktır.’’